Süre                : 2 Saat 14 dakika
Çıkış Tarihi     : 02 Ekim 2014 Perşembe, Yapım Yılı : 2014
Türü                : Komedi
Taglar             : boşanma,DVD,tekerlekli sandalye,küvet,Korsan dvd
Ülke                : Türkiye
Yönetmen       : Cem Yilmaz (IMDB)(ekşi)
Senarist          : Cem Yilmaz (IMDB)(ekşi)
Oyuncular      : Cem Yilmaz (IMDB)(ekşi), Tülin Özen (IMDB)(ekşi), Zafer Algöz (IMDB)(ekşi), Cengiz Bozkurt (IMDB)(ekşi), Ulku Duru (IMDB)(ekşi), Aysen Gruda (IMDB)(ekşi), Ozan Guven (IMDB)(ekşi), Hare Sürel (IMDB)(ekşi), Zerrin Tekindor (IMDB), Tugrul Tulek (IMDB), Özkan Ugur (IMDB), Can Yilmaz (IMDB), Caglar Corumlu (IMDB)

Pek Yakinda ' Filminin Konusu :
Pek Yakinda is a movie starring Cem Yilmaz, Tülin Özen, and Zafer Algöz. Pirated DVD seller Zafer who is formerly an extra in movies; swore to give up illegal works when his wife wanted to get divorce. To win his family back, he and...


  • "cem yılmaz yeterince osurup geğirmediği için beklenen ilgiyi görememiş film.gayet güzel film aslında nesi beğenilmemiş anlamadım."
  • "film iyidir kötüdür falan ama gerçek var ki zafer algöz her girdiği karakteri gerçek gibi yansıtmada büyük usta gerçekten."
  • "bari bu filmde fuat'ı da oynatsaydı. mazhar iki kere oynadı, özkan hep oynuyor, tabi fuat kim ki?"
  • ""bilemiyorum altan..""
  • "pahalı değil kıymetli film."
  • "uyudun mu? kısmıyla yaran film. adam esprisini 2 kere satmış oldu bu sayede."
  • "cem yılmaz hokkabaz tadında olacak dediği halde gora, arog tipi komiklik bekleyip "ee ama bu film hiç komik olmamış :((((" diyeceklerin şimdiden anasını sikeyim."




Facebook Yorumları
  • comment image

    cem yılmaz yeterince osurup geğirmediği için beklenen ilgiyi görememiş film.

    gayet güzel film aslında nesi beğenilmemiş anlamadım.


    (napoli - 14 Ekim 2014 02:52)

  • comment image

    bayramın ikinci günü biri 10 diğeri 14 yaşında olan iki yeğenimi de yanıma alarak gidip izlediğim film.

    çoğu kişi söylemiş ben de söyleyeyim; recep ivediklerin, kolpaçinoların gişe rekorları kırdığı bir sinema sektöründe bu filmin yerden yere vurulmasının mantığını anlayamıyorum.

    bazı filmler sinema sanatının tüm unsurlarını tastamam karşılamıyor olabilir ama yine de izlemesi keyif verir, bir sıcaklık hissedersin böyle filmlere, eksiklikleri gözüne batmaz, aramazsın da... (misal bazı kemal sunal, şener şen, ilyas salman filmleri, bazı müjde ar filmleri, hatta zeki alasya metin akpınar filmleri) bu tür filmler başka bir yerden yakalar izleyenleri.

    bu filmde de hafiften öyle bir hava var. ben keyif aldım.

    herşeyin maddiyata dönüştüğü günümüzde "pahalı" ile "değerli" nin aynı şey olmadığına yaptığı vurgu bile yeter de artar benim için. (küçük yeğenlerimin de bu vurgudan nasiplerini almaları da cabası. ) güzel ve iyi olan değerleri sunmaya çalışan o kadar az kişi kaldı ki, cem yılmaz bu noktadaki çabası için bile alkışı hakediyor bence.

    aynı niyetle, aynı değerlerle, aynı hevesle daha iyi filmler yapmasını diliyorum kendisinin.


    (karlar kralicesi - 12 Ekim 2014 00:02)

  • comment image

    nacizane bir sinemacı gözüyle belirtmek istersem , sinema filmi olarak olmamış bir filmdir.

    detaylı bir inceleme olacağı için filmi izlemeyen arkadaşlar alt tarafı okumasınlar okurlarsa da küfür falan etmesinler .

    --- spoiler ---

    öncelikle film tarz olarak komedi- dram olarak adlandırılabilir , böyle bir filmde dram ve komedi unsurlarının çok fazla ayrışmaması gerekmekte .

    hikayede oyunculuk hayali , başlangıçta biten bir adamın korsan film sektörüne atılması ve ailesinin dağılmaması için verdiği mücadele anlatılıyor , eski sinemacılar ile tanışması ve bir bilim kurgu filmi çekmeye karar vermesi ana hikaye fakat bu hikaye tamamen kopuk ve saçma kurgulanmış reklam çabası moda tabiri ile selam çakma çabası filmin hikayesini alt üst etmiş durumda, film sanki ana hikaye arasına skeç serpiştirilmesi üzerine kurgulanmış , böyle olunca ana karakterin dramına hiçbir şekilde empati kuramıyoruz , evet oyunculuklar çok güzel ama hikaye ve senaryo çok zayıf ve havada .

    misal vermek gerekirse ,

    kendisini avatardaki ağaca benzeten karakter kim ? bu adam bu kadar güçlü ise neden filme kendisi direkt kaynağından ulaşamıyor ?

    film boyunca ana karakterle konuşup kaybolan kim ? eğer karakterin vicdanının sesiyse karakterin bilmediği olayları nasıl bilip ona haber veriyor. mesela bilmem ne abi komadan çıktı konuşmaya başladı falan diye onun bilmediği haberleri nasıl ona verebiliyor ?

    eski porno oyuncusu karakter , gizlice dükkana girip afişlerini video kasetlerini ve dvdyi alıp çıkıyor ve kimse dükkana girildiğini fark etmeyip babasından çaldığı dvdyi oğluna izletince mi anlaşılıyor ?

    bunun gibi birçok mantıksız ve bağlanamamış hikaye var filmde fakat izleyenler gülmek için gittiklerinden bunları hep es geçiyor es geçemeyenler ise zaten filmden hoşlanmadan çıkıyorlar .

    dediğim gibi film hikaye ve senaryo olarak çok kopuk saçma ve düzensiz ama cem yılmaz olmasından dolayı işi kotarıyor.

    son bir konuda ürün yerleştirme üzerine , dünya sinemasında ve özellikle hollywood'ta ürün yerleştirme blockbuster dedikleri filmlerde sıkça kullanılır ama bu kör gözüm parmağına şeklinde olmaz .
    örnek vermek gerekirse son transformers filmi baştan aşağıya sponsorlarla doludur fakat hiçbir yerinde ana karakterlerden biri ''alırsın ford olursun lord haryy haha'' demez yada '' şu birayı içmeden uzaylılarla savşamıyorum '' demez niye çünkü ürün yerleştirmedeki mantık seyircinin bilinçaltına hitap etmektir yoksa televizyon reklamından bir farkı olmaz .

    ''niye çekmiyor telefon ? seninki türkcell değil mi '' bir ürün yerleştirme değildir direkt ürünün reklamıdır ki bu da zaten film başlamadan 500 tane reklam izleyen izleyiciyi sıkar . yada '' pepsi var fruko var yedigün var'' demek bir reklamdır ürün yerleştirme değil .

    bu konuyu anlamak lazım misal ilk bölümdeki '' bize güçlü bir şirket lazım arkamızda duracak '' dedikleri sahnede pepsi içmeleri süper bir ürün yerleştirmedir. ama kimse kusura bakmasın sonrası tamamen reklam skecidir.
    ---
    spoiler ---

    kısaca yukarıda belirttiğim gibi film olarak zayıf ve kopuk hikayeli bir filmdir ama eğlenceli oyunculukalrın olduğu bir film gişede insanları mutlu edebilir.


    (minimalistdegilsindedilerkizvermediler - 8 Ekim 2014 10:59)

  • comment image

    en çok gişe yapan ilk 5 filmden 3'ünün recep ivedik olduğu bir ülkede beğenilmeyen film. izlemeyenleri şimdiden uyaralım: osurma yok, geğirme yok, maganda yok, kültürel ve zihinsel az gelişmişlik yok. yani gülecek bi şey yok. boşuna gitmeyin, gidip de gülemedik demeyin.


    (tieff - 6 Ekim 2014 19:20)

  • comment image

    elin oğlu ayağında nike götünde calvin klein bir elinde pepsi bir elinde jvc kamera ile pizza hut'dan çıkıp gmc ye binince; abi back to the future ne güzel film lan, bizim oğlan yapınca; reklam almışlar yaa olmamış


    (asbe - 6 Ekim 2014 14:30)

  • comment image

    bütün filmlerini üçer beşer kere izlemiş biri olarak, bu film açık ara en beğendiğim cem yılmaz filmi olmuştur. yeşilçamı gerek göndermeleri ile gerek ise film genelinde tuttuğu hava ile bize tekrar yaşatmıştır. hayrettir kimse hakkında yazmamış ancak şu repliklerin de berkine yazılmış olduğunu düşünüyorum.

    --- spoiler ---

    a.g - oğlum 50 yaşına geldi, buna rağmen her dışarı gönderdiğimde aklım kalıyor.
    c.y - nereye gönderiyorsun ki?
    a.g - fırına.

    ---
    spoiler ---


    (stirian - 6 Ekim 2014 01:45)

  • comment image

    cem yılmaz kapıyı çalar, özkan uğur ter içinde kapıyı geç açar, üzerine bir tane gömlek giymiş az evvel, önü açık. cem yılmaz içeri girer.

    cem yılmaz birkaç gün sona kapıyı bir daha çalar özkan uğur eşofmanlarla kapıyı açar, cem yılmaz sorar: "uygunsuz bir anda gelmedim inşallah?"

    kaç yıldır cem yılmaz filmi izliyorum en çok buna güldüm lan, çok saçma, kimseler de yazmamış.

    hoş film.


    (efendi burrfoot - 5 Ekim 2014 22:57)

  • comment image

    film iyidir kötüdür falan ama gerçek var ki zafer algöz her girdiği karakteri gerçek gibi yansıtmada büyük usta gerçekten.


    (thisisengland - 5 Ekim 2014 09:59)

  • comment image

    bari bu filmde fuat'ı da oynatsaydı.

    mazhar iki kere oynadı, özkan hep oynuyor, tabi fuat kim ki?


    (nuri - 5 Ekim 2014 05:43)

  • comment image

    şu ana kadar yazılanları özet geçmek gerekirse;

    1- gora ve arog gibi değil
    2- hokkabaz gibi ama tam değil
    3- yeşilçam'a çokça selam çakıyor
    4- ürün yerleştirme abartılmış
    5- komik yerler var ama komedi filmi değil


    (nuri - 4 Ekim 2014 02:50)

  • comment image

    bugün izlediğim film. cem yılmaz, çok süper bir adam, harika, çok komik falan. hiç itirazım yok, çok hemifikirim, çok gülüyorum. ama cem yılmaz kötü bir sinemacı, birbirimizi kandırmayalım. kötü bir senarist, vasat bir oyuncu , bu filmi itibariyle yönetmenliği de vasat civarı. oyunculuk, yönetmenlik falan türkiye standartlarında sırıtmıyor, eyvallah. evet cem yılmaz çok parlak bir adam , bu parlaklık en kötü hikayeye bile 2-3 espri attırıyor, bir iki güldürüyor, filmin çöp olmasını engelliyor. ama acı gerçek, kötü bir senarist ve daha kötüsü tembel. maalesef kafası tamamen 2 tip senaryo matematiğine odaklanmış halde :

    1. klasik , ortalama türk'ün uyumsuz bir ortama düştüğünde başından geçenler.

    2. iyi kalpli bir looser'ın sorunlarını çözmek- yırtmak- için çabalarken kendini tanıması ve mutluluğu bulması.

    mateamatik hiç bir filminde maalesef bir adım uzağa gidemiyor, cem yılmaz filmografisinde çokça çalışılmış olduğu gibi, dünya için de yeni keşfedilmiş bir şey değil, çokça çalışılmış, örneklenmiş. artık bütün trikleri, senaryonun gideceği yerler vs, ezberlenmiş bu tip filmler, birbirlerinin farklı konsantrasyonda kopyaları olmaktan öteye gidemiyor. biri biraz daha komik oluyor, öbürü biraz daha dramatik oluyor falan. ama hikayenin başı, sonu , sahne yapısı vs'si hep aynı. samsun pidesini 3 gün sonra fırına atmak gibi yaptığı, bir şekilde yenebilir ama olması gerekenden çok lezzetsiz.


    (archbold - 3 Ekim 2014 23:38)

  • comment image

    yeni cem yılmaz filmi.

    filmin hokkabaz tadında olduğu fragmandan aşikardı. yani deliler gibi kahkaha atmak istiyorsanız gitmeyin. ancak öyle güzel sahneleri de var ki, hem mizah hem de insanın içine işlemesi adına kaliteyi hissettiriyor.

    göndermeleriyle, ince esprileriyle, yer yer duygusallığıyla da çok tatlı bir film olmuş.

    güzel vakit geçirmek istiyorsanız gidin derim.

    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    tüm bunların dışında da şöyle bir gerçek var: bana kalırsa cem yılmaz artık aklı başında bir kesime hitap ediyor, bunu gösterilerinden ve çektiği filmlerden de anlayabiliyoruz. yani korsan film işindeki bir adamın hikayesini mizahı çok daha güçlü kılarak, anlık (ve hatta belaltı) esprilerle çekebilirdi. misal doritos reklamındaki doktor'un korsan film işine girdiğini düşün. o zaman filme sadece güler geçerdik. yani şu kahkaha tufanı dedikleri şey olurdu. ama bana adamın derdi başkaymış gibi geliyor. yani güldürmenin yanında yer yer duygusallık, ince göndermeler ve hatta ürün yerleştirmede bile bir zeka işini ortaya koyması, "artık bana farklı bir açıdan yaklaşın" demeye çalıştığını gösteriyor.

    yani kıyaslanan komedyenlere bakıyorsun, adam aynı serinin dördüncü filmini çekerken cem yılmaz russell crowe ile kamera karşısına geçmiş, nebleym ferzan özpetek'in filminde oynamış, borusan filarmoni orkestrası'yla işler çıkarmış falan... yani adamın sırf gişe/para/komedyenlik derdi olsaydı bu toplara girmezdi gibi geliyor.


    (ordabiyerde - 3 Ekim 2014 16:29)

  • comment image

    zeki demirkubuz'un övüldüğü , nuri bilge ceylan'ın ise dolaylı olarak yerildiği bölümler var film içinde.

    --- spoiler ---

    filmin başlarında korsan filmlerle ilgili bir mesaj veriliyor. içerik aşağı-yukarı şu; tamam anladık önüne geçmek imkansız bunun ama bari yerli filmlerin korsanını basmayın. ülkede harcanan emeğe yazık. filmci zafer bunu söylerken elinde zeki demirkubuz'un en başarılı filmlerinden biri olan kader'in korsan basımı var ve filmin adı açıkça verilmeden filmi öven 1-2 cümle sıkıştırılmış araya. filmin, ilerleyen bölümlerinde ise tansu biçer'in canlandırdığı karakter, festival filmleri çeken _yanılmıyorsam_ veli bilgin isimli bir yönetmenin asistanlığını yapıyor ve dükkana gelip filmde kullanılmak üzere ismini şu an hatırlamadığım bir şey arıyor. bu sırada filmci zafer ile tansu biçer'in canlandırdığı karakter arasında; şu festival filmi yönetmenliği de kıyak iş. arada sırada bi film çekiyorsun. oradan aldığın ödülden kazandığın paranın üçte ikisini cebe indirip kalanıyla da yeni film için bütçe ayarlıyorsun. ama settekiler de yarım ekmek kaşara talim. gibi bir diyalog geçiyor.

    filmde, veli bilgin olarak geçen ve festival filmleriyle özdeşleşen yönetmen kuvvetle muhtemel nuri bilge ceylan. festivallerden sonra alınan ödül sonrası kazanılan paranın miktarı ve bu paranın nasıl kullanıldığını, nuri bilge'nin set ekibine yarım ekmek kaşara talim ettirip ettirmediğini bilemiyorum ama cem yılmaz, zeki demirkubuz mu nuri bilge ceylan mı? sorusunun , kendi adına, cevaplamış oluyor böylece.

    --- spoiler ---


    (otomobil osman - 3 Ekim 2014 00:38)

  • comment image

    sıçsa bile milyonlar izleyecek haldeyken, rakibi olmaya çalışan şahıs gibi osurup sıçmayıp eli yüzü düzgün işler çeken cem yılmaz'ın son filmi. bu işe bok atan arkadaşlar recep ivedik ve muadillerinden ibaret sinema dünyalarında takılmaya devam edebilirler...


    (ortayolcuadam - 7 Eylül 2014 09:51)

  • comment image

    youtube'da yayınlanan fragmanına yapılan yorumlarda gaza gelen bir türk barındıran film;
    ahmet kadayıf 2 saat önce
    ışıklandırma mükemmel olmuş cem yılmaz artık resmi olarak işin orospusu?

    ahmet kadayıf2 saat önce
    cem bunu okuyorsan beni bul?

    nasıl gaza geldiyse artık. adama hem orospu de, sonra da beni bul. ne yapacan, pezevenkliğini mi üstlenicen?


    (unknowns - 5 Eylül 2014 04:15)

  • comment image

    cem yılmaz hokkabaz tadında olacak dediği halde gora, arog tipi komiklik bekleyip "ee ama bu film hiç komik olmamış :((((" diyeceklerin şimdiden anasını sikeyim.


    (aziz baykus - 7 Haziran 2014 00:05)

Yorum Kaynak Link : pek yakında