Süre                : 2 Saat 7 dakika
Çıkış Tarihi     : 27 Ağustos 2015 Perşembe, Yapım Yılı : 2015
Türü                : Biyografi,Drama,Romantik
Taglar             : Eşcinsel,Aşk,Eşcinsel öpüşme,Gay ilgi,Erkek frontal çıplaklık
Ülke                : Avustralya
Yönetmen       : Neil Armfield (IMDB)(ekşi)
Senarist          : Tommy Murphy (IMDB),Timothy Conigrave (IMDB)
Oyuncular      : Ryan Corr (IMDB)(ekşi), Sarah Snook (IMDB)(ekşi), Francesco Ferdinandi (IMDB), Craig Stott (IMDB), Lee Cormie (IMDB), David Woods (IMDB), PiaGrace Moon (IMDB), Tegan Higginbotham (IMDB), Josh Burton (IMDB), Andrew S. Gilbert (IMDB), Mason Viola (IMDB), Anthony LaPaglia (IMDB), Camilla Ah Kin (IMDB), Luke Christopoulos (IMDB), Kerry Fox (IMDB), Guy Pearce (IMDB), Christian Impala (IMDB), Thomas Hatchman (IMDB), Tony Rickards (IMDB), Brodie Derrick (IMDB), Brian Lipson (IMDB), Zac Mineo (IMDB), Santo Tripodi (IMDB), Ron Falk (IMDB), Tessa de Josselin (IMDB), Caleb McClure (IMDB), Luke Mullins (IMDB), Mitchell Butel (IMDB), Jacob Collins-Levy (IMDB), Ngaire Dawn Fair (IMDB), Kerry Walker (IMDB), Nick Masters (IMDB), Tom Hobbs (IMDB), Debbie Zukerman (IMDB), Charlie Le (IMDB), Tim Kano (IMDB), Gareth Trew (IMDB), Brigid Gallacher (IMDB), Jordan Hindi (IMDB), Adam Morgan (IMDB) >>devamı>>

Holding the Man ' Filminin Konusu :
Holding the Man is a movie starring Ryan Corr, Sarah Snook, and Francesco Ferdinandi. Tim and John fell in love while teenagers at their all-boys high school. John was captain of the football team, Tim an aspiring actor playing a...





Facebook Yorumları
  • comment image

    80lerin lanet trajedisini konu edinen, şahit olması epey yıpratan, yoğun bir hayat kesitini sahneleyen avusturalya filmi. gerçek hayattan uyarlama, şahsıma parmak uçlarıma kadar his yaşatan başlangıcı ve sonuyla yıllara ortak eden bir iş. ana karakterlerin mükemmele yakın performansları var dahası avustralyanın sinemaya güzide armağanları anthony lapaglia, guy pearce, geoffrey rush filmde yer alan isimler.

    --- spoiler ---

    uzun bir zaman aralığı izliyoruz ve her şeyin başladığı ana tanık olmak hikayeye kendinizi ait hissetme adına mükemmel bir yol. yaşadıkları şeyler o kadar tanıdık o kadar samimi geliyor ki amansız sona giderken güzel anı gibi üst üste izletiyor kendini. tim ve john farklı ama birbirine ait karakterler. tim'in john'unkine kıyasla ailesinde hissedilen "anlayış" karakterler üzerindeki farkı da özetliyor. tim'in sınırları aşmaya yatkınlığı biraz da bu yüzden belki de.

    çok sahne var insanı vuran ama ilk john'un annesinden bahsedeceğim. üniversitede tim'i evlerine götürdüğünde john'un annesine "tim burda lütfen babama söyleme" dediği bir an var. anne hemen idare ediyor. yıllar sonra anne hastanede timle birlikte john'un başında sabahlıyor. filmde evlat anneye ne olursa olsun aynı kalıyor ama baba gelip miras konusunu açabiliyor vs. gerçi yine de her şeye rağmen aileler aileydi.

    bir diğer vurucu kısım aids olduklarını öğrendikleri an ve sonrası... o zamana ait her sahne. en çok da canlandırılan aidsli karakteri izlerken tim'in kız arkadaşı pepe'ye o kısa bakışı.

    sona doğru kahrolmaktan hakikaten kendimi kaybettim bir ara. o kadar drama uğruyorsunuz ki bir müddet sonra işin kurgusundan çıkıp gerçeğe endeksleniyorsunuz. kanser süreci, çaresizlik, sevdiğiniz birini kaybetme... hiç yaranız yoksa dahi; o dönem, kendileri yaşamıyormuşcasına muamele görmüş, görmezden gelinmiş aids hastaları... tüm bu gerçeklik bir süre sonra boğazda yutması zor bir düğüm yaratıyor.

    ---
    spoiler ---

    film mideme o kadar tok bir yumruk attı ki her duygu yoğunluğunda olduğum gibi bir süre nefes alamadım. sanki odadaki oksijen oranı düştü, tüm yaşananlar bana ait oldu. bir ton gözyaşını tutma çabası, dayanılmaz bir mide ağrısı...


    (nick dusunurken yazarligi kacirdim - 19 Kasım 2016 02:30)

  • comment image

    timothy conigrave ve john caleo'nun 15 yıllık aşk hikayesini anlatan gey temalı avustralya filmi. filmin gerçek bir olaya ve gerçek hayatta yaşamış insanların hikayesine dayandığını filmi izlemeden hemen önce öğrendim.

    holding the man, çok etkileyici bir dram. aslında orijinal hali bir kitap, üstelik de hikayeyi yaşayan kişi, timothy conigrave, tarafından yazılmış. sonrasında sanırım oyun haline de getirilmiş, 2015'te de film adaptasyonu çekilmiş.

    film insanın ruhuna dokunuyor. asla lanse edildiği gibi bir brokeback mountain kalitesine ve samimiyetine sahip olmasa da kesinlikle birçok amatör lgbt temalı filmden çok daha iyi.

    tek kötü yanı, bir dönem filmi olduğu halde bunu hissettirememesi. ne sahneler, ne oyuncular, ne kostüm ne de atmosfer hissettirebiliyor bunu.

    --- spoiler ---

    john ve tim, lisedeyken âşık oluyorlar birbirlerine. ve ilişkileri 15 sene sürüyor, john 1992 senesinde aids'in neden olduğu bir kanserden ölene kadar. tim ise holding the man isimli sözünü ettiğim kitabı tamamladıktan on gün sonra ölüyor, tim'den iki sene sonra, yine aids sebebiyle.

    film ilk başlarda yeteri kadar samimi gelmedi bana ama sonradan öyle bir toparladı ki, her kilit sahnede tüylerim diken diken oldu. sadece kurguyla ilgili bir sorun vardı; yani ne ara sevgili oldular, ne ara bütün bu olanlar oldu, ne ara başkalarıyla birlikte olup da ikisi de hiv pozitif oldu; bunların yanıtı pek açık değil. bu anlamda kurgusu biraz zayıf kalmış sanki.

    oyunculuklar, bilhassa tim'i canlandıran ryan corr'un oyunculuğu, müthişti. insanın kalbine dokunuyor.

    john öldüğünde tim'in ağladığı sahne mesela. her zaman şahit olunamayacak cinsten bir oyunculuk performansıydı bana göre. insanın, dediğim gibi, kalbine ve ruhuna dokunan cinsten.

    elbette tabii, yüne hüzünlü biten gey temalı filmlerden. bu konuda lgbt sinemasına ben de kırgınım; yani tamam dram seviyoruz, drama queen olmak da bizim işimiz; ama azıcık da mutlu sonla biten lgbt temalı filmler izlemek istiyoruz.

    neyse cıvımadan tekrar söyleyeyim, mutlaka izleyin bu filmi.

    ---
    spoiler ---


    (feministim ben - 12 Eylül 2016 16:25)

  • comment image

    imdb gökkuşağı temalı filmlerden biri. tanım sıradan ancak film öyle değil. avustralyalı yönetmen görsellikle, sinematografyasıyla uğraştığı kadar timothy conigrave hayatını bütün gerçekliğiyle aktarmak için uğraşmış, belliydi.

    --- spoiler ---
    ne zaman, ne kadar yaşayacağımızı bilmesek de kimi istediğimizi biliyorduk. en azından tim böyleydi. uzun kirpikli çocuğa takılıp kaldı sonra kaseti tekrar tekrar bir ileri bir geri sardı. tim ne kadar hayat dolu, canlı, çapkın, haylaz olsa da john hep mağrurdu, duruydu, sadeydi. adam dengenin ortancası. yok böyle bir huzuru kimse vermez adama. ama çaresiz kaldığınız anlarda mutluluğu ve huzuru bir hastane odasında aids denen o düşmana nasıl kaptırdığınız anlar acı acı nefes alırken, ağrılarla inlerken diğer tarafta tüm dünya size karşıdır. alacak verecek derdine düşmüştür. sizin vicdanınız da eşinizin yaşadıklarının tüm sebebinin suçluluğunu ya kabul edecek ya da uyuşacaksınız. "ya ben onun ölümüne sebep olduysam?" diye diye tükenirsiniz.
    ---
    spoiler ---


    (moody90 - 3 Nisan 2016 19:09)

Yorum Kaynak Link : holding the man