Süre                : 1 Saat 36 dakika
Çıkış Tarihi     : 15 Ağustos 2008 Cuma, Yapım Yılı : 2008
Türü                : Drama,Romantik
Taglar             : summer,lesbian,love triangle,polyamory,painter
Ülke                : İspanya,ABD
Yönetmen       : Woody Allen (IMDB)(ekşi)
Senarist          : Woody Allen (IMDB)(ekşi)
Oyuncular      : Rebecca Hall (IMDB)(ekşi), Scarlett Johansson (IMDB)(ekşi), Christopher Evan Welch (IMDB)(ekşi), Chris Messina (IMDB)(ekşi), Patricia Clarkson (IMDB)(ekşi), Kevin Dunn (IMDB)(ekşi), Julio Perillán (IMDB), Javier Bardem (IMDB), Manel Barceló (IMDB), Sılvia Sabaté (IMDB), Penélope Cruz (IMDB), Pablo Schreiber (IMDB), Carrie Preston (IMDB), Zak Orth (IMDB), Oliver Moon (IMDB), Rodrigo Rojas (IMDB)

Vicky Cristina Barcelona ' Filminin Konusu :
Vicky Cristina Barcelona is a movie starring Rebecca Hall, Scarlett Johansson, and Javier Bardem. Two girlfriends on a summer holiday in Spain become enamored with the same painter, unaware that his ex-wife, with whom he has a...

Ödüller      :

Academy Awards, USA:Oscar-Best Performance by an Actress in a Supporting Role
BAFTA:BAFTA Film Award-Best Supporting Actress
Independent Spirit Awards:Independent Spirit Award-Best Supporting Female, Independent Spirit Award-Best Screenplay


Kıskançlık / 11
  • "filmdeki romantizm duygusunun ironisine dair şu yazı okunabilir."
  • "juan antonio: american?bu sözü biz türk erkekleri söylesek, tüm zamanların en basarısız kız düşürme repliği olarak adlandırılırdı..."
  • "javier bardem'in filmdeki tipine bakarak şunu söyleyebilirim ki, hakan altun'a ispanya'da ekmek var."
  • ""sen dizime yattın, o da dizime yattı, öbürüne yer kalmadı ondan kucağıma oturttum bebeğim, oh.""
  • "usta sinema eleştirmeni ömür gedik hanımefendinin "lezbiyen ilişki de var" şeklinde olağanüstü yorumladığı film."
  • ""avrupa iyiymiş ya" -woody allen"




Facebook Yorumları
  • comment image

    bohem takılan bir ressam abinin 26 santimlik çüküyle yeterince hatun kaldırdığı yetmezmiş gibi, barcelona'ya tatile gelen 2 amarigalı ablayı da hoplattığı film.

    biraz spoiler var sanırım, yine de okursan ekime kadar.

    film çok fantastik olmuş, her insan bu filme girmek ister tabi, bol bol sevişmeli, bohem bir hayat, nerde akşam orda sabah, "bana ilham veren heykeli görmeye gidiyoruz, bir saat sonra uçakla gidicez, katılır mısınız?" deseler, hepimiz koşa koşa gideriz tabi, "lan para var mı, kimlikler yanımızda mı, sabah işe kim gidecek, evden ne derler, millet ayıplar mı?" düşüncesi olmadan hareket etmeyi kim istemez ki. ben de büyüyünce bohem olmak istiyodum ama plaza maymunu oldum, naapıcan, kader.

    filmle ilgili sevdiğim 2 şey var:

    -bohem ressam abinin babasının dünyaya karşı duruşu. bu amcamız, ispanyolca'daki en güzel kelimeleri bir araya getirebilen bir şair olmasına rağmen eserlerini asla yayınlamamaktadır. bunun sebebi olarak da insanlara olan kızgınlığını ileri sürmektedir. "insanlık binlerce yıldır sevmeyi öğrenemedi." demektedir. o da kendince insanları mahrum bırakmaktadır, güzel dizelerinden. saygı duydum, bayıldım bu duruşa, bravo.

    -penelope cruz karısını hiç beğenmem, bana her zaman çirkin ördek yavrusu gibi gelmiştir ve hiçbir zaman güzel bulmadığım gibi, erkeklerin bu kadında ne bulduğunu da anlamam, fakat filmdeki birkaç sahnede bu kadının nasıl iyi bir oyuncu olduğunu ve nasıl tuhaf bir cazibeye sahip olduğunu gördüm, bu kadını sanki yeniden keşfettim, hâlâ çirkin buluyorum ama en azından kanım ısındı kendisine.

    filmle ilgili sevmediğim şeyler:

    -javier bardem'in canlandırdığı karakteri hiç sevmedim. karı götürmek dışında amacı olmayan kart zampara kılıklı boktan bi ressam karakterinden nefret ettim, en sevmediğim erkek tipi, şarapla, uçakla, heykelle, bilmem neyle kafa zikip asıl derdi üçlü, beşli, sekizli yapmak olan seks delisi entel dantellerdir. bu adam da bu filmde aynen bu role bürünmüş. ayrıca bu adamla ilgili sevdiğim tek şey, adem elmasıdır.

    -vicky rolündeki karıyı sevmedim, vıyıl vıyıl içimi kıydı. tam bir gerizekalı gibi davranması bir yana, güzel bile diil! oyunculuğu da son derece vasattı ve diğer 2 hatunun yanında (scarlet johansson ve penelope cruz) çok cılız ve yavan kaldı.

    filmle ilgili diğer tespitlerim:

    -insanda feci şekilde şarap içme isteği uyandırıyor.

    -ispanyolca sinema için mükemmel bir dil!

    -ay bi de barcelona çok güzeeeeeeeel! <3


    (kirlikedi - 15 Ağustos 2011 21:21)

  • comment image

    sarı akşamüstlerinin, şarabın, taş duvarların ve yeşilin fon olduğu harikulade film. beşeri ilişkiler özürlüsü olarak diyaloglara ve ilişki diyagramlarına fazla dikkat etmedim, barcelona ve oviedo aklımı başımdan almaya yetti. olması gerektiği gibi bırakılan duvarlar, kemerler, la sagrada familia tanıklığında barcelona, gaudi dehasında casa mila derken film bir anda bitiverdi, tadı damağımda kaldı. patates soyarken bir yandan film izleyeyim düşüncesi, bir tane soyulmuş patates ve sadece şarap içme isteğiyle sekteye uğradı.

    vicky'nin müstakbel kocası yuppie çerçevesine fazla sıkıştırılmıştı, golf oynamak-tommy tişört-laptopla dolaşmak-statüden vazgeçmeyen tavırlar-düz mantıktan zerre şaşmamak derken, filmdeki tüm karakterler ve seyirci romantik adama mecburen aktı, woody allen kimseye tercih hakkı bırakmadı*.


    (mies - 23 Eylül 2009 18:14)

  • comment image

    bir film bir insanın hayatını bu kadar mı hatırlatır, anlatır. gözümün önünde barselona'daki 2 senem, girdiğim fırtınalı ilişkiler geldi. iyi ki yaşamışım o trisam'ı dedim, iyi ki bi ona bi buna vurmuşum dedim. vudi bu filmde beni anlatmış diyecem ama güzel filmlerin özelliği budur. izleyen herkes kendinden bir şeyler bulur. ben barselona sayfiyesinde iki tane karıyı çatır çatır siktiğim o iki senenin yazını hatırladım. güzeldi, filmi ben sevdim valla.


    (otisabi - 14 Mart 2009 04:47)

  • comment image

    woody allen'in tüm avrupali, ispanyol ressamlari, sanatkarlari boyle threesome yapan, grup seksten cikmayan insanlar olarak tasvir ettigi bir filmdir bu.. tamam javier bardem mükemmel bi insan, penelope da apayri ama yahu bu ne genişlik.. orada amerikali izlicek bunu "ooo avrupada paso sikiş var" diye gelecek buraya.. oysa abazanliktan kiriliyoruz.. ne farkin kaldi woody senin "ispanyada kizlar kendisi teklif ediyormus" diyen amca oğlundan? boyle bir bohemlik böyle bir delilik..

    kaldi mi ülen öyle bohemlik? kaldi mi öyle threesome.. film boyunca bir kere bile javier'in tablo sattigini gormedik bir de.. nereden geliyor o şarapların parası? bilakis gösterdi depoyu ağzına kadar resim dolu.. "bu resmi 92 yilinda yapmistim" gibi bişiler dedi hatta. 92 yilinda yapilan resim oradaysa," pardon javier sen karı mı satiosun da para kazanıyosun?" demezler mi adama? bilemiyorum.. bireysel hayrani oldugum, hayat hakkinda onlarca şey ogrendigim woody allen acaip senaryo deliklerine sahip bu filmi sanirim ki yeni porselen dişlerini karşılayabilmek için çekmiş.. başka türlüsünü soylemeye vicdanim el vermiyor..


    (azuth - 5 Şubat 2009 01:17)

  • comment image

    juan antonio denen adam çakallık tarihi adına ders niteliğinde okutulması gereken bir oyun sergiliyor. sanat manat ayaklarıyla entel kızlar nasıl baştan çıkarılır, bunun en güzel örneğini görüyoruz. kelim kelime çalışılması gereken bir film. bravo juan antonio, bravo woody allen.

    sinemaya seviyesiz bakışı izlediniz...


    (alpinsamuray - 31 Ocak 2009 10:58)

  • comment image

    woody allen'a ayrı hayranım, vicky cristina barcelona'yı ayrı sevdim.

    sonra tabii kendimce filmi bir anlama oturttum ama eksiklerimi tamamlamak için bir de sözlüğe bakayım dedim. hani eğitimini almış bazı insanlar vardır, film teorisi okumuşu vardır, bir iki şey söyler zihnimizi açarlar maksat.

    lakin rastgeldiğim onca entry'de gördüğüm şeyler beni sarstı. özeti şöyle:
    - vasat film
    - barcelona bu değil.
    - barcelona demek ki bu.
    - barcelona böyleyse ohooo.
    - barcelona'da aşık olmak isterdim.
    - meme göremedim
    - öpüşme iyiydi.
    - aşk çok güzel
    - javier bardem çirkin ben yakışıklıyım.
    - javier bardem bu değil
    - penelope taş gibi.
    - penelope taş gibi
    - penelope taş gibi.
    - vakit kaybı
    - threesome süper oh.
    - threesome bana ters
    - aşk threesome kaldırmaz
    - thresome kaldırdı be!
    - thresome bu değil.
    - bi ispanyolca konuşuyolar bi ingilizce mantık hatası var.yaaa!
    - kadınlar kolaydır
    - kadınlar basittir.
    - kadınlar tatmin olmazlar
    - kadınlara çakmak lazım
    - kadınlar bu değil.
    - erkekler (pardon. erkek konusunda bir şey denmemiş pek. filmde erkekler pek edilgen ya ondan olsa gerek)

    tabii birkaç tane, bana görmediğim bir şey gösteren entry var ama yüzde 2 gibi bir oran.

    sonra kızdım kendime, dedim ki "nerede ne arıyorsun?" "woody allen'ı anlayan çözen adamın ne işi var burda?" gider makalesini yazar, filmini çeker, sözlüğe ne gagalayacak? ama hani bu kafayla film izliyorsak; woody allen'a "o nasıl komedyen lan hiç gülmedik" diyorsak ve ben woody allen'ı anlamama yardımcı olsun diye halen ekşi sözlük'e bakıyorsam vah bana. toptan tükenik.

    ha sonra bir de internet'te türkçe arama yaptım. bırak bir makaleyi, bir çözümlemeyi, divx'ten başka bir şey gelmedi. başka filmler aradım, benim yazdığım saçma sapan film yorumları geldi. haddimi bildim. vcb ile ilgili bir fatih özgüven yazmış, o da egosuyla boğuşmuş. bir de blog'un birinde ilginç bir değini var hepsi bu. görev woody allen, vizyon uzay. yürü.

    gün ertesi edit: tepkiler geldi. "beni anlamamışsın" diyenler oldu, "beni anlamamışsın" diyebilecekler olacağını bilen ve bunu dalgaya alanlar oldu. coolblue isimli yazarımız da birkaç eleştiri bulup göndermişti açıkçası. benim yapamadığımı yapmıştı.

    hepsini okudum. evet ben bulamamışım. radikal'de vicky cristina barcelona ile ilgili eleştiriler yayımlanmış. efsanevi sinema eleştirmeni uğur vardan yabancı dil yardımıyla birkaç internet sitesinden yorum yakalayıp bunları aktarmış bize ve eleştiri tercihini bu şekilde kullanmış. beni acayip şaşırtan sevin okyay ise vicky cristina barcelona'ya "romantik komedi" deyivermiş. oha falan olasım geldi. coolblue'nun gönderdikleri arasında bir de beyazperde'de yazarının ismini bulamadığım bir kritik var. (http://beyazperde.mynet.com/…ritikdetay.asp?id=1865). bu arkadaş "yeni dönem woody allen filmleri" olarak tanımladığı bu woody allen değişimini en iyi gören kişi hepsinin arasında. düşüncem aynı.


    (cyrano - 26 Ocak 2009 12:35)

  • comment image

    bohem hayatın kadınlar için ne kadar çekici olabildiğini anlatmış bir filmdir.

    --- spoiler ---

    mühendis olduğum için mi bilmiyorum, ilişkiler konusunda en korktuğum şeylerden biri doug adlı bahtsız 8-5 çalışan arkadaşın başına gelenlerdir.gelsin böyle apaçi bi karakter,ressam mı neyse işte senin kızı 2 cesur laf,2 sağdan gösterip soldan çakma,2 kadeh şarapla götürsün.tabii doug abimizin yere basan, aksiyonsuz hayatı ablamızı gerdi.hayatına renk katmak istiyor.peki biz dünya endüstrisinin sessiz sedasız çalışan insanları napalım.sevgilimiz için kompressor mü icat edelim nedir yani.nedir bu bohem hayatın çekiciliği?çizdikleri de bişeye benzese bari.hele bu christina karakterine ne demeli?aradığını bulamamış efendim.sanırım tek eksiğin...neyse.

    ---
    spoiler ---


    (damdakikebapci - 10 Ocak 2009 04:45)

  • comment image

    "rabia dilara ankara" şeklinde bir uyarlamasını kurguladığım arkadaş ne sevişildi be temalı woody allen yapıtı

    rabia ve dilara istanbul'da okuyan iki genç kızımızdır. haziran ve temmuz aylarını geçirmek için halalarının keçiören'deki evlerine gelirler. bir alt geçit açılışında eski karısının abisi tarafından bıçaklatılmış şehir planlamacısı melih'le tanışırlar. akabinde melih ikisini de kesikköprü barajı kıyısına haftasonunu geçirmek için davet eder. melih bu harika haftasonu boyunca önce rabia'yla sevişir daha sonra dilara'yla beraber yaşamaya başlar. bir akşam telefon çalar. melih'in samuray kılıcı imalatçısı oğlu kendini doğramak istemiştir. melih oğlunun kendine zarar vereceğinden korkarak dilara'ya oğlunun bir iki ay kendini toparlayana kadar kendileriyle yaşayacağını söyler. osman bunlarla beraber yaşamaya başlar. (bkz: olaylar gelişir)


    (winstonsmith - 6 Ocak 2009 21:44)

  • comment image

    roman holidayden sonra bir sehrin turistik degerini artirmakta en basarili buldugum filmdir. enfes goruntulerle barcelona baharini turladik film boyunca; goruntulere eslik eden gaudi mimarisi ve sasirtici modern sanat eserleri ve iki cilgin ressamin gundelik yasami derken vs. vs. ama asil ilginc olan ask ve iliskiler uzerine soyledikleriydi benim icin.

    --- spoiler ---
    soru 1. bir zamanlarimin butun kadinlarin kafasi karisiktir baslikli kitabinin basligina namzet sekilde filmdeki tum kadinlari kafasi son derece karisikti. en ne istedigini bilen vicky bile mustakbel kocasiyla huzurlu bir yasami cocuklugundan beri idealize eden vicky bile bir gecelik askinin pesinden herseyi yakabilecekken atesli silahin azizligiyle evliligini ve iliskisini kurtardiysa asil soru su mudur: filmde gecen "unfullfilled love is the only true love" (gerceklesmemis ask tek gercek asktir) onermesi dogru mudur ? film boyunca duygular rayina oturdukca iliskiler bozuluyordu. o kadar alti cizilip sanatcinin yasam amaci gibi gosterilen ask duygusunu "transient" olmayan hali mumkun degil miydi ?

    soru 2. cristina ne aradigini bilmiyor ama ne aramadigini daha iyi biliyor artik. "identification with exclusion" (olasiliklari eleyerek karar vermek) ne kadar pratik bir cozum askta. yoksa soru 1'in isiginda bu umutsuz bir caba mi ?

    soru 3. doug filmdeki saf-salak kisiydi, cevresinde olanlari bir turlu fark edemeyen. doug saf ve salak miydi ? yoksa sadece guvenen bir kisi miydi ? yoksa problem cikacak yonlere bakmamayi ogrenen hepimizin (yani erkeklerin) adim adim gittigi uber-erkek miydi ? modern nasrettin miydi, hanima bana gorunme de kime gorunursen gorun diyen.

    soru 4. cok eslilik ne kadar mumkun ? evet ani oldu. onceki sorularimizin izleginde bir iliskiyle basa cikamadigimizi dusundugumuz su dunyada; cok eslilik cozum mudur ? javier bardem-penelope cruz icin tek cikar yol buydu. iliskide yurumeyen bir sey varsa; bir tamamlanmamis eksiklik (missing element) varsa ve bu durum iliskiyi surukleyebiliyorsa (bakiniz soru 1) ama ote yandan bu durum cozume kavusmadikca ve cozume kavusmayacaksa ne yapmalidir ? bahsi gecen filmimiz bu soruya threesome yanitini mi verdi yoksa ? gercek dunyamizda (non-fiction) threesome olmasa da evlilik danismanligi altindan ciftlerin ozellerini bir baskasina anlattigi ve bir tur yabanci bir adami (psikiyatrist / psikolog) hayatlarini soktugu ve bu adamin mediatorlugunde (omdusman diyecektim ama demirel'le yataga girmek fikrinin cazibesi korkuttu) yuruyen iliskiler threesome kategorisinde degerlendirilebilir mi ?

    soru 5. penelope cruzun scarlet johansson'un yeni arayislara yelken acacagini soyledigi sahnede gecirdigi sinir krizi javier bardem ile iliskisinin scarlet johansson olmadan yuruyemeyecegi ve bu nedenle iliskinin sonu oldugunu ve javier bardem'den eninde sonunda ayrilacagi bildigi icin gosterdigi bir tepkiyse sevdigi adami paylasmaktan cekinmeyen ve diger kadindan kiskanmayan kadin gercek midir ? tekrar soralim soru 4 ne kadar mumkun ?

    bonus soru. doktor jivago'daki hanimlarimizla javier bardem'in hanimlarini karsilastirabilir miyiz ? pasternak'in eksikligi var midir, farkliliklar nerededir ?

    soru 6. evlilik curumus bir kurum mudur ? ayni yastiga bas koydugunuz kisinin ne dusundugu sizin icin ne kadar onemli olmalidir ? soru 3'deki uber-nasrettin-erkegin evlilik kurumundaki yeri nedir ?

    soru 7. arayis hic bitmeyecekse ve arayisti bitti, buldum diye evlenmek ne kadar kendinizi aldatmaktir ? (yeniden bakiniz soru 6)
    ---
    spoiler ---


    (fil - 12 Ekim 2008 04:49)

  • comment image

    anlamsızca, istediğinin peşinden gitmenin korkusunun konforunun cazibesi nedeniyle adım adım mutsuzluğa dört nala koşuşunu izlemek zorunda bırakıldığımız vicky'nin hikayesidir. özgür ruhunu dizginlemeyi sonuna kadar reddeden bohem juan antonio'nun arkasından sürüklenmek yerine film boyunca ne kadar yüzeysel bir karakter olduğuna tanıklık ettiğimiz (film boyunca diyalogları pahalı evlerden, golften ya da teknolojik aygıtlarıdan öteye geçmez, düzen dolu hayatını acemice reddetme çabası olan vicky ile barcelona'da ani bir nikah düşüncesi ise vicky tarafından en iyi ihtimalle 'fena değil'dir. vicky'nin ağzının suyunun aktığı cristina'nın juan antonio ve maria elena ile yaşadığı üçlü cinsel ilişki ise son derece tahrik edici olmasına rağmen onun için sadece 'düzensizlik' getiren koca bir 'yanlış', 'sapkınlık'tır) temiz yüzlü finansçı eşi doug'ı ister, her ne kadar bunun tam tersini istediğini düşünse ya da etrafındakilere düşündürtmek istese de. doug'dan en naif haliyle son andaki kurtulma çabası avucunu sıyıran bir kurşuncuk ile sona erer, eli kanarken düşündüğü ilk şey olan 'ben bunu doug'a nasıl açıklayacağım' cümlesi ise, juan antonio'nun evinde tablolarına yansıttığı özgürlükten deliler gibi korktuğunun en iyi göstergesidir.


    (adornookuyankimkaldibeyildirimbisenbiben - 11 Ekim 2008 15:02)

  • comment image

    başlangıçta çok zıt karakterler gibi görünen vicky ve cristina üzerinden aslında kadınların da iki hâlini birden anlatan film. ister sağ beynin sol beyne karşı mücadelesi deyin, ister maceraperest yanımızın sağlamcı tarafımızla savaşı... vikcy ve cristina tek bir kadın gibi aslında. bir erkeğin her iki yönünü de tatmak isteyeceği cinsten bir tek kadın. zaten kadının bu her iki yanı da aşka benzer bir şeyler bulma umudunun peşinden mutlaka gidecektir. sonra bunun da kesmediğini görüp -belki de maria elena*nın dediği gibi "kronik tatminsizlik"ten- başka türlü bir aşk aramaya yelken açacaktır.

    işte woody amcamız da bu filmde vicky-cristina'nın barcelona türü aşkını anlatmayı tercih etmiş. siz de bundan önce yaşadığınız ya da yaşadığınızı sandığınız aşk ya da benzeri şeyleri düşünürsünüz. filmdeki gibi tam kıvamını tutturmaya ramak kalmışken eksik kalan elementleri düşünürsünüz. ya da şu anda yaşamakta olduğunuz fazlasıyla şiddetli aşktansa geçmişte kalan huzurlu sevileri ararken bulursunuz kendinizi. velhasıl bu bir kısır döngüdür ve siz yorulmadıkça dönmeyi sürdürecektir. ve yaşanmamışlıklar için ne kadar üzülürseniz üzülün, geriye baktığınızda tıpkı vicky gibi "önemi yok" diyeceksiniz, "öyle bir zamandı ve geçti".


    (gosalyn mallard - 11 Ekim 2008 09:59)

  • comment image

    woody allen'ın sıkıcı, prototip, spor giyinmek istediğinde dahi kemerli bej rengi dockers pantolonun içine mavi gömleğini sokan sıradan amerikalı erkekleriyle inceden süper dalga geçip; avrupalı özellikle akdenizli erkeği kılığıyla olsun, eviyle olsun, 3 taş gibi kadını göstere göstere götürmesiyle olsun yüceltmesiyle komik ama gerçek bir iş çıkardığı film. bir de kadınların hepsi mi birbirinden bu kadar güzel olur... diyaloglar ve aradaki kafa sesi gibi kullanılan dış ses süper yazılmış. penelope cruz'un yine akılda kalan oyunculuk çıkardığı, kendini mırıl kikir izleten, filmden çıkarken herkesin yüzünde müstezhi bir gülücük bırakan film.


    (pofik - 29 Ağustos 2008 09:14)

  • comment image

    kimi zaman kahkaha atarak cogu zamansa siritarak izledigim, deha urunu diyaloglar ve birbirinden guzel barcelona manzaralariyla suslenmi$ eglenceli woody allen filmi. filmdeki oyuncularin hepsi cok ba$arili ancak ozellikle penélope cruz ve javier bardem'in oyunculuklari takdire $ayan. penélope cruz'un canlandirdigi karakterin manik depresif hareketleri ve bardem'in canlandirdigi ispanyol capkini tipin dumduz, dallamalik derecesinde acik sozlu karakteri woody allen'in seks komedisi stiline cuk oturmu$. yine de gonul bir sokak ko$esinden woody allen ciksin iki cift laf etsin ortam $enlensin istemi$tir. soundtrackindeki “barcelona” adli enfes $arki giulia y los tellarini isimli ispanyol gruba aittir. film boyunca 4-5 kez alttan alttan entre dos aguas caliyor olmasi da filmin apayri bir guzelligi.


    (seek and destroy - 17 Ağustos 2008 22:23)

Yorum Kaynak Link : vicky cristina barcelona